O hayati soruyu sordu: Gençlerimiz neden o dağlarda ölüyor?

Kısa bir süre önce, Dersim'in Nizamiye kırsalında operasyondayken donarak hayatını kaybeden iki askerle ilgili tartışma devam ediyor.



AKP, CHP'nin 'ölümler araştırılsın' önergesini reddederken, Artıgerçek yazarı Koray Düzgören, gençlerin neden o dağlarda ölüme yollandığını sorgulayan bir yazı kaleme aldı.


31 Ekim tarihli yazısında Düzgören, "95 yıldır Kürtleri sindirmek için bütün yollar denendi. Bu uğurda on binlerce genç can verdi. Hala dağlarda bu iflas etmiş politika uğruna savaşarak, hatta donarak ölmeye devam ediyorlar" yorumunu yaptı.

"Günümüzde donarak ölmek ne demek, devlet, dağa savaşmaya gönderdiği askerlerini yeterli teçhizatla donatamıyor mu" sorularını soran Düzgören, suçun hava şartlarına atılmasının beyhude bir çaba olduğuna dikkat çekti. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı 'şehit edebiyatı' yapmakla suçlayan Düzgören, eleştirilerini şöyle sıraladı:

"...çirkin tartışmalar bize bir gerçeği unutturuyor. Unutturmaya çalışıyor demek daha doğru olacak.

Mesele aslında iki genç askerin, yetersiz teçhizatlar, yanlış kararlar ve hadi biz de katılalım, hava koşulları nedeniyle donarak ölmesi üzerine ortaya çıkan bir trajediden ibaret değil.

Mesele, o iki askerin yetersiz teçhizatlarından kaynaklanmıyor.

Mesele, bir bakan yardımcısının marka kaşkolu ile iki askerin donarak öldüğü Dersim dağlarını teftiş edişindeki çelişki de değil.

Asıl mesele, o iki askerin o dondurucu gecede o dağlarda ne yaptıkları.

Jandarma Komutanı ve İçişleri Bakanı askerlerin donarak ölmesindeki trajediyi örtebilmek gayretiyle bu sorunun cevabını kısmen vermeye çalışıyorlar.

“Askerler terörle mücadele amacıyla o dağlardaydı, terörün kökünü kazıyacağız. Dağlardaki PKK’lıların hepsini yok edeceğiz” mealinde açıklamalar bunlar.

İşte esas sorun da burada.

Bu gençler o dağlarda, gerekçesi ne olursa olsun, ne niçin ölüyorlar?

O dağlardaki Kürt gençleri ile niçin savaşıyorlar?

Türkiye’yi yöneten elitler ve onların devleti, Kürtlerle eşit vatandaşlık ve haklar temelinde bir arada yaşamak yerine, onları beka sorunu olarak görmeye devam ediyor diye mi?  

Neredeyse 95 yıldır Kürtler sindirilmeye, asimile edilmeye, bu devlete boyun eğmeye zorlanıyor. Bunca zaman, bütün baskı ve şiddet yolları denendi, ama bu gerçekleştirilemedi.

Bu uğurda Türk-Kürt on binlerce genç can verdi. Hala da veriyor.

Anadolu’nun dağlarında bu iflas etmiş politika uğruna savaşarak, bombalanarak, hatta donarak ölmeye devam ediyorlar.  

Yetersiz teçhizat vb. meseleleri bir tarafa bırakıp asıl soruyu bıkmadan usanmadan soralım:

'Bu gençler o dağlarda niçin ölüyor?"













 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ