Müebbet hapsin gerekçesi: Bir eldiven ve orijinali olmayan kağıt

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin davanın sanıklarından Şerif Mesutoğlu’na verilen “müebbet hapis” cezasının gerekçeli kararı açıklandı.
Verilen ceza, orijinal olmadığı laboratuvar incelemesinde kesinleşen not kağıdı ile Mesutoğu'nun çiçeklerinin toprağını değiştirmek için kullandığı eldiven üzerindeki kıl örneklerine dayandırıldı. 

Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün, 10 Kasım 2016’da makamına konulan bombanın patlatılması sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili 15 kişi hakkında Mardin 3 Ağır. Ceza Mahkemesi'nde açılan dava, geçtiğimiz 22 Ekim’de karara bağlanmıştı. Mahkeme, tutuklu sanıklardan Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında iki kez “ağırlaştırılmış müebbet” ve 18 yıl hapis cezası vermişti.

Diğer 14 kişinin cinayet suçlamasından beraatlarına karar veren mahkeme, sanıklardan Tahsin Ertaş’a "Kamu malına zarar vermek" gerekçesiyle 1 yıl 10 ay, Fikret Deniz’e ise "Silah Kanunu’na muhalefet etmek" suçlamasıyla 5 yıl hapis cezası vermişti. 


Mahkeme, verdiği bu cezaların gerekçeli kararını açıkladı. Buna göre Mesutoğlu'na verilen ceza, patlamanın ardından Kaymakamlık binası tuvaletine atıldığı iddia edilen eldivenler üzerindeki 7 adet kıl örneği ile orijinalinin dosyada olmadığı Kriminal İnceleme Laboratuvarı’nın incelemesi sonucu ortaya çıkan bir not kâğıdına dayandırıldı.

DELİL: ÇİÇEKLER İÇİN KULLANILAN ELDİVENDEKİ KIL ÖRNEKLERİ

Kararda, Mesutoğlu'nun her savunmasında, "odamda bulunan çiçeklerin toprağını değiştirmek için kullanıyordum " dediği eldivendeki 7 adet kıl örneğinin DNA testi sonucu Mesutoğlu'na ait olduğu kaydedildi. Ancak Mesutoğlu'nun eldivenlere ilişkin verdiği ifadelerine itibar edilemeyeceği savunuldu. Kararın ilgili bölümünde, Mesutoğlu’nun olaydan 6 ay önce (30 Mayıs 2016) bir operasyon sırasında yaşamını yitiren PKK’li kardeşi Ozan Çelilk’den (Kurtay Faraşin) alınan DNA örnekleri ile kıl örneklerinin uyuştuğu bilgisine yer verilmesi de dikkat çekti. 

KARARA DAYANAK YAPILAN KAĞIDININ ORJİNALİ YOK 

Gerekçeli kararda ayrıca, 21 Ağustos 2016 tarihinde Bingöl’de yapılan bir operasyonda ele geçirildiği iddia edilen bir not kağıdı da, Mesutoğlu'na verilen cezaya gerekçe gösterildi. "Heval Numan'a ben Bitlis Valiliğinden Derik Kaymakamlığına şef olarak naklen atandım. Konum itibariyle hemen hemen tüm gizli evraklar elimin altından geçmekte. Hevale Sofi ile gönderttiğim hafıza kartında çok önemli olduğunu düşündüğüm gizli evraklar var.

İçinde bulunduğumuz bu dönemde bu tarz bilgilerin partimiz için çok önemli olacağı kanaatindeyim. Bu yeni dönemde çalışmalarımın istihbarat bilgilerinin temini noktasında olması daha faydalı olacaktır. Gizli evrak olsun ya da olmasın bir ay sonra yeniden gelip çalışmalarımda yol haritası belirlemek adına sizinle görüşmek istiyorum. Başarılar 12/03/2016 Seyda H.Numan'a" ifadelerinin yer aldığı not kağıdının orijinalinin ortada olmadığı Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’nın hazırladığı raporla ortaya çıkmıştı. Kağıdın üzerindeki yazı ile Mesutoğlu’nun el yazısı arasında “uygunluklarının bulunduğu”, ancak kağıdın aslının olmadığı belirtilen raporda, “asılları üzerinden incelenmesinin daha sağlıklı olacağı değerlendirilmiştir” ifadesi yer aldı.

DELİL YOK, KANAAT VAR! 

Yine Mesutoğlu’nun bombayı aldığı kişi olduğu iddia edilen Mehmet Deniz ile arasındaki alışverişin, zeytin ve peynir alışverişi olduğuna kanaat getiren mahkeme, buna rağmen herhangi bir delil yok iken Mesutoğlu hakkında “patlayıcı maddeyi kırsalda bir araya geldiği örgüt üyelerinden aldığına kanaat getirildi” demesi dikkat çekti. Öyle ki kararın devamında, “İddia edildiği gibi sanık Şerif'in, sanık Mehmet'ten suça konu edilen el yapımı patlayıcıyı teslim almak için Çınar ilçesine gitmiş olması halinde bu şekilde bir teslimatın Çınar ilçe merkezinde yapılmış olması da hayatın olağan akışına aykırıdır” ifadelerine yer verildi. 

BEYANLARIN YANLIŞ TERCÜME EDİLDİĞİ KABUL EDİLDİ

Gerekçeli kararda, tek kelime Türkçe bilmediği ve akli dengesinin yerinde olmadığı anlaşılan, kendisine sorulan soruları sadece “evet ve hayır” şeklinde cevaplayan tanık Mehmet Ali Gezginci’nin ifadesine itibar edilemeyeceği de kaydedildi. Sanıklar aleyhine ifade veren tanık Gezginci'nin sorgu aşamasındaki Kürtçe beyanlarının doğru tercüme edilmediğini kabul eden mahkeme, “Sorular sorulmaya başlanırken ‘Na’ şeklinde cevap verdiği, mahkememiz heyetince yapılan gözlemde de tanığın kendisini ifade etme yeterliliğine sahip olmadığı, yine zeka seviyesinin yaşına göre geri olduğu, bu çelişkiler ve tanığın durumu dikkate alındığında beyanına itibar edilemeyeceğini” belirtti.

SAFİTÜRK’ÜN KORUMA POLİSİ YALAN SÖYLEMİŞ

Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk'ün koruma polisi olan ve tanık olarak beyanına başvurulan Mehmet Kahraman’ın, hakkında beraat kararı verilen Vedat Erol’a dair beyanlarının da gerçeği yansıtmadığı yine kararda yer aldı. Gerekçeli kararın ilgili bölümünde şunlar belirtildi: “Mehmet Kahraman’ın sanık Vedat ile olay tarihinde telefonda görüşmediğini beyan etmiş ise de sanık Vedat'a ait HTS kayıtları incelendiğinde sanık Vedat'ın bu savunmasına uygun olarak olay günü saat 10:08'de sanık Vedat ve Mehmet Kahraman arasında 56 saniyelik bir görüşme olduğu anlaşılmıştır” denildi.

İFADENİN NEDEN YANLIŞ VERİLDİĞİ ARAŞTIRILMADI

Mahkeme kararında, savcının yanında kafasına silah dayanarak zorla ifade tutanaklarının imzalatıldığını söyleyen sanıklardan Devran Aslan’ın ifadesine itibar edilemeyeceğini de belirtti. Aslan’ın neden bu şekilde ifadesinin alındığını araştırmayan mahkeme, gerekçeli kararında “Bombalı saldırı eyleminde herhangi bir görev dağılımı yapılmadan ve bu hususta kendisine bir rol verilmeden sanık Devran'a, sanık Şerif tarafından yanında diğer sanıklar Fikret Baği, Nursel Eser, Zuhal Dalçin ve Zinet Erdaş olduğu halde, Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk'e 10 Kasım günü saat 12:05'te bombalı saldırı düzenleneceğine dair bilgi verilerek bu hususu kimseye anlatmaması gerektiği yönünde telkinde bulunulmuş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim kargoyla gelen kutu içerisinde de Tema Vakfı’na ait kupa bardak olduğunun sabit olduğu” ifadelerini kullandı.











Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ